5 Mart 2010 Cuma

                       Güzel Akşam Hüzünlü Bitti

         Maça gittiğimizde biletlerin bittiğini görünce açıkçası büyük hayal kırıklığına uğradım.Ne de olsa Real Madrid idi.Maç günü bilet almak biraz ahmaklıktı.Bir amca gördük elindeki biletleri sorduk.Yaşlı amca elindeki biletlerin davetiye olduğunu söyledi bize.(Biz dediğim ben ve arkadaşım Kurtuluş).15-20 dk sonra yanımıza geldi ve davetiyelerden birinin boş olduğunu söyledi ve bize bileti verdi.O an ki mutluluğumu tarif edemem.Neyse maça girdik güzel bir atmosfer vardı.Salon küçük boşluklar dışında neredeyse doluydu.Maça zamanı yaklaştıkça heyecanda artıyordu.Maç başladı.Real Madrid birden farkı 5 sayıya kadar çıkarmıştı.Yüksek üçlük yüzdesiyle oynuyorlardı.Bir türlü durduramadık onları.Biz ise pota altından etkili olmaya çalıştık.İlk yarı bitmişti yaklaşık 11 sayıyla.İkinci yarı sert savunma yapmaya başladık.Ama yine hızlı paslarla boş adamı buluyor, ve üçlüğü gönderiyorlardı.


         İkinci yarıdan sonra bayağı açılmıştık.Son periyota girdik ve fark kapanmak bilmiyordu.Farkın bir ara 4 sayıya inmesi ve Kaya Peker'in 4 serbest atışıda kaçırmasıyla Real Madrid tekrar farkı açtı.Son dakikaları büyük çekişmeyle geçen maçta 5-10 saniye kala sonunda aradığımız üçlüğü bulduk fakat hem süre az hemde top onlardaydı.Faul oldu.Atış çizgisine gittiler.Birini attı ve ikincisini de süre geçmesi maksadıyla çembere doğru kısa atış yaptı.Rakocevic son saniyede orta sahanın gerisinden denedi ama çok kısa kaldı ve güzel akşam hüzünlü bitti.Sonuçta Efes Pilsen, Euroleague TOP 16 turu F Grubu'nda Real Madrid'e sahasında 77-75'lik skorla yenilerek elendi.
 
          

3 Mart 2010 Çarşamba








     Dünya Kupalarında Oynanan Toplar ## Tarihleri

 
Bu aşık olduğumuz oyunun merkezi, peşinden koşulan objeleri futbol topları; en büyük organizasyonu ise Dünya Kupası. 2010 Dünya Kupası biletleri satışa çıkmak üzereyken, tarihte kullanılan toplara şöyle bir bakalım istedim.
İlk Dünya Kupası Topu: TIENTO
1930tiento
1930 yılında  Uruguay‘da düzenlenen Dünya Kupasının topu Tiento. Tiento, Güney Amerikalıların topu oluşturan kauçuk keseyi dikmek için kullandıkları deri sicimin adı. O günlerde sibop daha icat edilmediği için maç boyunca arada topu şişirirmek gerekirmiş. Yağmurlu havalarda ise deri su çektiği için top oldukça ağırlaşırmış.
1940′lı yıllarda sentetik boyalar kullanılarak su geçirmemesi sağlanmaya çalışılmış olmasına rağmen pek de başarılı olunamamış ancak sibobun icadı ile top şişirme derdi kalmamış. 1950′lerde stadyumların ışıklandırılmaya başlamasının ardından seyircilerin topu daha rahat görebilmesi için toplar beyaza boyanmaya başlanmış.
1960′larda  Adidas‘ın önderliğinde ilk sentetik toplar üretilmeye başlanmış. Beşgen veya altıgenlerin birbirine  sentetik deri ile dikilmesi ile üretilen, birçoğumuzun mahallede peşinde koştuğu toplar bu zamanlarda şekillenmiş.  Adidas’ın ilk ürettiği topa 1962′de Şili’de gerçekleştirilen Dünya Kupası’nın anısına  Santiago adı verilmiş. Adidas’ın bu atılımının ardından FIFA, 1970 Dünya Kupası’nın topunu üretmesi için kendileriyle anlaşmaya varmış.
Meksika 1970: TELSTAR
1970telstar
Zamanın tüm futbol topları gibi Telstar da tamamen deriden üretilmişti fakat diğer hiçbir topta olmayan bir özelliği vardı. 12’si siyah beşgen, 20’si beyaz altıgen toplam 32 adet el yordamıyla birbirine dikilen panelden oluşuyordu ve zamanının en yuvarlak topuydu. Siyah beyaz yapılmasının sebebi, zamanın siyah beyaz televizyonlarında topu seçebilmeyi kolaylaştırmaktı. Televizyon demişken; 1970 Dünya Kupası ilk canlı yayınlanan Dünya Kupası’ydı. Hatta topun ismi Telstar, Star of Television–Televizyonun Yıldızı sözünden türetilmişti. Günümüzde futbol topu deyince akla ilk gelen siyah beyaz topun atası işte bu top.
Almanya 1974: TELSTAR ve CHILE-DURLAST
1974telstar 1974chile-durlast
1974 Almanya Dünya Kupası’nda iki adet top kullanıldı. 1970′de kullanılan Telstar’ın altın sarısı yerine siyah harfli bir versiyon ve 1962 Şili Dünya Kupası’nda kullanılan beyaz topa atfen bembeyaz bir versiyon. Kullanılan malzemeler ve üretim tekniğinde 1970′e nazaran hiçbir değişiklik yoktu.
Arjantin 1978: TANGO
1978tango
Arjantin’in ulusal dansı  Tango‘nun adını alan bu top beşgen ve altıgen panellerden oluşuyordu. 20 altıgen üzerindeki  triad şekli sayesinde sanki üzerinde 12 daire varmış gibi görünüyordu. Bir önceki jenerasyon Telstar ile karşılaştırıldığında hava şartlarına daha iyi karşı koyabilecek kalitedeydi. Tango aynı zamanda Olimpiyat Oyunları ve Avrupa Şampiyonası’nda da kullanıldı.
İspanya 1982: TANGO ESPANA
1982tangoespana
1978 yılında kullanılan Tango’dan görünüm olarak pek bir farkı olmasa da, teknolojik olarak daha ilerideydi. Beşgen ve altıgen panelleri su geçirmemesini sağlayan bir yöntem ile dikiliyordu ve bu sayede yağmurda topun ağırlaşması azaltılmıştı. Adidas’ın ürettiği son deri top olarak da tarihe geçen bu topun; Tango Mundial, Tango Malaga, Tango Alicante ve Tango Indoor gibi modelleri de üretildi.
Meksika 1986: AZTECA
1986azteca
İlk olarak deri yerine sentetik bir maddeden ( poliüretan) üretilen Azteca, futbol topu üretiminde yeni bir çığır açmıştı. Deri kardeşleri ile karşılaştırıldığında su geçirme oranı çok daha düşük olan Azteca, dört adet Adicron adı verilen katmandan oluşuyordu ve bu sayede son derece dayanıklıydı. Daha önce Tango’da kullanılan triadlarda yerel Aztek motiflerinden esinlenilmişti. Orijinal Azteca’yı, Azteca Puebla ve Azteca Acapulco adlı farklı modeller takip etti.
Italya 1990: ETRUSCO UNICO
1990etruscounico
Sentetik madde kullanımını bir adım ileriye götüren Etrusco Unico, sünger bir katman içeren ilk maç topuydu. Bu sayede tamamen su geçirmez olma özelliği kazanan Etrusco Unico aynı zamanda eski toplara oranla çok daha hızlı bir toptu. İsmini ve üzerindeki aslan başı desenlerini ise M.Ö. 6. yüzyılda İtalya’nın  Tiber ile  Arno nehirleri arasında yeralan  Etruria bölgesinde yaşamış bir halk olan Etrüskler’den alıyordu.
USA 1994: QUESTRA
1994questra
Yüksek teknoloji ürünü  polietilen süngerden oluşan dış katmanı sayesinde daha yumuşak olan Questra’nın eski toplara oranla kontrol edilmesi çok daha kolaydı. Bu özelliği aynı zamanda futbolcuların daha süratli şutlar çıkarabilmelerine olanak tanıyordu. Adını ve triadları üzerindeki deseni ise ise uzay çağı ve uzay mekiklerinin ülkesi Amerika’dan, quest for the stars‘dan alıyordu.
Fransa 1998: TRICOLORE
1998tricolore
Tricolore ilk renkli Dünya Kupası topuydu.  Fransız bayrağının renkleri mavi, kırmızı, beyaz ve Fransa’nın ulusal sembolü  horozdan esinlenen triadlardan oluşan bir deseni vardı. Dış katmanı  syntactic foam adında bir malzemeden yapılıyordu. Tricolore, 1978 yılında Arjantin’de kullanılan orijinal Tango dizaynının son örneğiydi.
Japonya/Kore 2002: FEVERNOVA
2002fevernova
Fevernova, yıllar sonra devrim yaratan bir futbol topuydu. Adidas futbol laboratuarlarında yapılan rüzgar tüneli testlerinde bugüne kadar rüzgardan en az etkilenen ve en kesin tepkiyi veren top olduğu kanıtlanmıştı. Renkli ve parlak yüzeyi Asya kültüründen esinlenerek tasarlanan Fevernova’nın özellikle parlaklığı, bugüne bugün birçok spor malzemesinde görmeye devam ettiğimiz bir tasarım teması.
Almanya 2006: TEAMGEIST
2006teamgeist
Takım Ruhu anlamına gelen Teamgeist, uzun bir aradan sonra beşgen ve altıgenlerden oluşmayan bir toptu. Herhangi bir dikiş veya yapıştırma kullanılmadan, ısı ile birleştirilen 14 parçadan oluşmaktaydı. Geometride kesik sekizyüzlü ( truncated octahedron) olarak bilinen bu şekil sayesinde, üretilen en yuvarlak top olma özelligini taşıyordu ve neresine vurulduğundan bağımsız şekilde hareket ediyordu.  Dünya Kupası‘ndan esinlenen tasarımı, her maçın oynandığı stadın ve takımların adı, maç tarihi ve başlama saatinin yazılması ile tamamlanıyordu. Almanya 2006′da oynayan birçok futbolcu Teamgeist’ın çok hafif ve uçuştuğuna dair eleştiride bulunmuşlardı.
Güney Afrika Konfederasyon Kupası 2009: KOPANYA
2009kopanya
2010 yılında oynanacak olan kupanın topu henüz ortada yok ama Güney Afrika için bir antrenman özelliği taşıyan Konfederasyon Kupası’nın topu hazır. Teamgeist serisinin bir devamı olan Kopanya, yaklaşık 5 milyon kişinin konuştuğu Güney  Sotho lehçesinde “biraraya gelmek” anlamına geliyor. Tasarımı  Ndebele kabilesinin kültüründen esinlenerek yapılmış.  Teknolojik olarak Teamgeist’tan en büyük farkı, dış katmanını oluşturan PSC-Texture adlı yüzeyin ayakkabı ve eldiven ile harika bir kavrama etkileşimi sağlaması.