Dünya Kupalarında Oynanan Toplar ## Tarihleri
Bu aşık olduğumuz oyunun merkezi, peşinden koşulan objeleri futbol
topları; en büyük organizasyonu ise Dünya Kupası. 2010 Dünya Kupası
biletleri satışa çıkmak üzereyken, tarihte kullanılan toplara şöyle bir
bakalım istedim.
İlk Dünya Kupası Topu: TIENTO

1930 yılında Uruguay‘da
düzenlenen Dünya Kupasının topu Tiento. Tiento, Güney Amerikalıların
topu oluşturan kauçuk keseyi dikmek için kullandıkları deri sicimin adı.
O günlerde sibop daha icat edilmediği için maç boyunca arada topu
şişirirmek gerekirmiş. Yağmurlu havalarda ise deri su çektiği için top
oldukça ağırlaşırmış.
1940′lı yıllarda sentetik boyalar kullanılarak su geçirmemesi
sağlanmaya çalışılmış olmasına rağmen pek de başarılı olunamamış ancak
sibobun icadı ile top şişirme derdi kalmamış. 1950′lerde stadyumların
ışıklandırılmaya başlamasının ardından seyircilerin topu daha rahat
görebilmesi için toplar beyaza boyanmaya başlanmış.
1960′larda Adidas‘ın
önderliğinde ilk sentetik toplar üretilmeye başlanmış. Beşgen veya
altıgenlerin birbirine sentetik deri ile dikilmesi ile üretilen,
birçoğumuzun mahallede peşinde koştuğu toplar bu zamanlarda
şekillenmiş. Adidas’ın ilk ürettiği topa 1962′de Şili’de
gerçekleştirilen Dünya Kupası’nın anısına Santiago
adı verilmiş. Adidas’ın bu atılımının ardından FIFA, 1970 Dünya
Kupası’nın topunu üretmesi için kendileriyle anlaşmaya varmış.
Meksika 1970: TELSTAR

Zamanın tüm futbol topları gibi Telstar da tamamen deriden
üretilmişti fakat diğer hiçbir topta olmayan bir özelliği vardı. 12’si
siyah beşgen, 20’si beyaz altıgen toplam 32 adet el yordamıyla birbirine
dikilen panelden oluşuyordu ve zamanının en yuvarlak topuydu. Siyah
beyaz yapılmasının sebebi, zamanın siyah beyaz televizyonlarında topu
seçebilmeyi kolaylaştırmaktı. Televizyon
demişken; 1970 Dünya Kupası ilk canlı yayınlanan Dünya Kupası’ydı. Hatta
topun ismi Telstar, Star of Television–Televizyonun Yıldızı
sözünden türetilmişti. Günümüzde futbol topu deyince akla ilk gelen
siyah beyaz topun atası işte bu top.
Almanya 1974: TELSTAR ve CHILE-DURLAST

1974 Almanya Dünya Kupası’nda iki adet top kullanıldı. 1970′de
kullanılan Telstar’ın altın sarısı yerine siyah harfli bir versiyon ve
1962 Şili Dünya Kupası’nda kullanılan beyaz topa atfen bembeyaz bir
versiyon. Kullanılan malzemeler ve üretim tekniğinde 1970′e nazaran
hiçbir değişiklik yoktu.
Arjantin 1978: TANGO

Arjantin’in ulusal dansı Tango‘nun
adını alan bu top beşgen ve altıgen panellerden oluşuyordu. 20 altıgen
üzerindeki triad
şekli sayesinde sanki üzerinde 12 daire varmış gibi görünüyordu. Bir
önceki jenerasyon Telstar ile karşılaştırıldığında hava şartlarına daha
iyi karşı koyabilecek kalitedeydi. Tango aynı zamanda Olimpiyat Oyunları
ve Avrupa Şampiyonası’nda da kullanıldı.
İspanya 1982: TANGO ESPANA

1978 yılında kullanılan Tango’dan görünüm olarak pek bir farkı olmasa
da, teknolojik olarak daha ilerideydi. Beşgen ve altıgen panelleri su
geçirmemesini sağlayan bir yöntem ile dikiliyordu ve bu sayede yağmurda
topun ağırlaşması azaltılmıştı. Adidas’ın ürettiği son deri top olarak
da tarihe geçen bu topun; Tango Mundial, Tango Malaga, Tango Alicante ve
Tango Indoor gibi modelleri de üretildi.
Meksika 1986: AZTECA

İlk olarak deri yerine sentetik bir maddeden ( poliüretan)
üretilen Azteca, futbol topu üretiminde yeni bir çığır açmıştı. Deri
kardeşleri ile karşılaştırıldığında su geçirme oranı çok daha düşük olan
Azteca, dört adet Adicron adı verilen katmandan oluşuyordu ve
bu sayede son derece dayanıklıydı. Daha önce Tango’da kullanılan
triadlarda yerel Aztek motiflerinden esinlenilmişti. Orijinal Azteca’yı,
Azteca Puebla ve Azteca Acapulco adlı farklı modeller takip etti.
Italya 1990: ETRUSCO UNICO

Sentetik madde kullanımını bir adım ileriye götüren Etrusco Unico,
sünger bir katman içeren ilk maç topuydu. Bu sayede tamamen su geçirmez
olma özelliği kazanan Etrusco Unico aynı zamanda eski toplara oranla çok
daha hızlı bir toptu. İsmini ve üzerindeki aslan başı desenlerini ise
M.Ö. 6. yüzyılda İtalya’nın Tiber
ile Arno
nehirleri arasında yeralan Etruria
bölgesinde yaşamış bir halk olan Etrüskler’den alıyordu.
USA 1994: QUESTRA

Yüksek teknoloji ürünü polietilen
süngerden oluşan dış katmanı sayesinde daha yumuşak olan Questra’nın
eski toplara oranla kontrol edilmesi çok daha kolaydı. Bu özelliği aynı
zamanda futbolcuların daha süratli şutlar çıkarabilmelerine olanak
tanıyordu. Adını ve triadları üzerindeki deseni ise ise uzay çağı ve
uzay mekiklerinin ülkesi Amerika’dan, quest for the stars‘dan
alıyordu.
Fransa 1998: TRICOLORE

Tricolore ilk renkli Dünya Kupası topuydu. Fransız
bayrağının renkleri mavi, kırmızı, beyaz ve Fransa’nın ulusal
sembolü horozdan
esinlenen triadlardan oluşan bir deseni vardı. Dış katmanı syntactic
foam adında bir malzemeden yapılıyordu. Tricolore, 1978
yılında Arjantin’de kullanılan orijinal Tango dizaynının son örneğiydi.
Japonya/Kore 2002: FEVERNOVA

Fevernova, yıllar sonra devrim yaratan bir futbol topuydu. Adidas
futbol laboratuarlarında yapılan rüzgar tüneli testlerinde bugüne kadar
rüzgardan en az etkilenen ve en kesin tepkiyi veren top olduğu
kanıtlanmıştı. Renkli ve parlak yüzeyi Asya kültüründen esinlenerek
tasarlanan Fevernova’nın özellikle parlaklığı, bugüne bugün birçok spor
malzemesinde görmeye devam ettiğimiz bir tasarım teması.
Almanya 2006: TEAMGEIST

Takım Ruhu anlamına gelen Teamgeist, uzun bir aradan sonra beşgen ve
altıgenlerden oluşmayan bir toptu. Herhangi bir dikiş veya yapıştırma
kullanılmadan, ısı ile birleştirilen 14 parçadan oluşmaktaydı.
Geometride kesik sekizyüzlü ( truncated
octahedron) olarak bilinen bu şekil sayesinde, üretilen en
yuvarlak top olma özelligini taşıyordu ve neresine vurulduğundan
bağımsız şekilde hareket ediyordu. Dünya
Kupası‘ndan esinlenen tasarımı, her maçın oynandığı stadın
ve takımların adı, maç tarihi ve başlama saatinin yazılması ile
tamamlanıyordu. Almanya 2006′da oynayan birçok futbolcu Teamgeist’ın çok
hafif ve uçuştuğuna dair eleştiride bulunmuşlardı.
Güney Afrika Konfederasyon Kupası 2009: KOPANYA

2010 yılında oynanacak olan kupanın topu henüz ortada yok ama Güney
Afrika için bir antrenman özelliği taşıyan Konfederasyon Kupası’nın topu
hazır. Teamgeist serisinin bir devamı olan Kopanya, yaklaşık 5 milyon
kişinin konuştuğu Güney Sotho
lehçesinde “biraraya gelmek” anlamına geliyor. Tasarımı Ndebele
kabilesinin kültüründen esinlenerek yapılmış. Teknolojik olarak
Teamgeist’tan en büyük farkı, dış katmanını oluşturan PSC-Texture adlı
yüzeyin ayakkabı ve eldiven ile harika bir kavrama etkileşimi sağlaması.

0 yorum:
Yorum Gönder